Trafikte her an karşılaşılabilecek en mağdur edici senaryolardan biri, bir aracın çarptıktan sonra durmayarak olay yerinden kaçmasıdır. Kamuoyunda "vur-kaç" olarak bilinen bu olaylarda, çarpan aracın plakası veya sürücünün kimliği belirlenemediğinde, zarar gören vatandaşlar haklarını nasıl arayacaklarını bilemeyebilirler. Mevzuatımız, bu tür haksızlıkların önüne geçmek ve mağduriyetleri en aza indirmek adına son derece kritik bir güvence mekanizması geliştirmiştir: Güvence Hesabı. Bu makalede, faili meçhul trafik kazalarında haklarımızı nasıl koruyacağımızı ve Güvence Hesabı'na başvuru süreçlerini hukuki bir perspektifle ele alacağız.
Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, her motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını (trafik sigortası) yaptırması zorunludur. Ancak kaza yerini terk eden araçların tespiti mümkün olmadığında, ortada tazminat talep edilebilecek bir sigorta şirketi veya poliçe de bulunmaz. İşte tam bu noktada, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde kurulan Güvence Hesabı devreye girer. Güvence Hesabı, plakası belirlenemeyen araçların neden olduğu kazalarda, mağdurların uğradığı bedensel zararları karşılamakla yükümlü yasal bir fondur. Böylece devlet, arkasında hiçbir iz bırakmadan kaçan sürücülerin yarattığı hukuki ve mali boşluğu kapatarak vatandaşını güvence altına almaktadır.
Güvence Hesabı Hangi Zararları Kapsar?
Güvence Hesabı’nın sorumluluk alanı sınırsız değildir ve en çok karıştırılan hususların başında maddi hasarlar gelmektedir. Kaza yerini terk eden aracın tespiti yapılamamışsa, Güvence Hesabı araçtaki değer kaybı, tamir masrafı gibi maddi zararları kesinlikle karşılamaz. Bu fondan yararlanabilmek için kazanın bedensel bir zarara yol açmış olması şarttır. Dolayısıyla, vur-kaç kazalarında Güvence Hesabı; mağdurun ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatını, yaralanma halinde kalıcı veya geçici iş göremezlik tazminatını ve tedavi giderlerini (mevzuat sınırları dahilinde) karşılar. Eğer olayda sadece aracınız hasar gördüyse ve çarpan araç kaçtıysa, bu zararı ancak kendi kasko sigortanız varsa kaskonuzdan talep edebilirsiniz.
"Hukuk, arkasında iz bırakmadan kaçanların yarattığı haksızlığı cezasız bırakmadığı gibi, bu kazaların mağdurlarında açılan bedensel yaraları da toplumsal bir dayanışma fonu olan Güvence Hesabı ile sarmayı görev edinmiştir."
Hak Kaybı Yaşamamak İçin Başvuru Süreci Nasıl Olmalıdır?
Vur-kaç kazasına maruz kalan bir kişinin hak iddia edebilmesi için ilk anlardan itibaren usulüne uygun adımlar atması hayati önem taşır. Kaza sonrasında derhal kolluk kuvvetlerine (Polis veya Jandarma) haber verilmeli, kaza tespit tutanağı tutturulmalı ve görgü tanıklarının ifadeleri kayıt altına alınmalıdır. Hastane raporları ve tedavi evrakları eksiksiz toplanmalıdır. Gerekli belgeler hazırlandıktan sonra, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek zamanaşımı süreleri (bedensel zararlarda genellikle haksız fiil zamanaşımı olan 2 ve her halükarda 10 yıl) içinde Güvence Hesabı’na yazılı başvuru yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; doğru tutulmamış bir tutanak veya eksik sağlık raporları, haklıyken haksız duruma düşülmesine ve tazminat talebinin reddedilmesine yol açabilir.